DEM Partili Çiçek’ten Bakan Işıkhan’a ‘Nepalli işçilerle’ ilgili soru önergesi

Haber gorseli

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Nepal başta olmak üzere farklı ülkelerden Türkiye’ye getirilen göçmen işçilerin maruz bırakıldığı ağır çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Çiçek, önergesinde göçmen işçilerin “aracı şirketler ile işverenler arasında kurulan emek tedarik zinciri içinde ağır sömürü koşullarına sürüklendiğini” belirtti.

“İşçilerin borçlandırılması, çalışma izinlerinin belirli bir işverene bağlanması ve iş değiştirmelerinin güçleştirilmesi, göçmen işçileri işverenler ile aracı şirketlere bağımlı hâle getirmekte; hak arama imkanlarını ise fiilen ortadan kaldırmaktadır” diyen Çiçek, “özel istihdam büroları veya aracı şirketlerin bu işleyiş içinde göçmen işçileri ülkeler arasında pazarlayan bir modern kölelik mekanizmasına dönüştüğünü” ifade etti.

Çiçek, Evrensel Gazetesi’nin 23 Temmuz 2026 tarihli haberine işaret ederek, “özel istihdam bürosu olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen Euro Nepal’in, Türkiye’deki işverenlere Nepal’den ‘her türlü nitelik ve nicelikte’ işçi temin ettiğini, iş sözleşmeleri ile çalışma izni işlemlerini yürüttüğünü açıkladığını” hatırlattı.

“ÜLKELER ARASINDA ÖRGÜTLENMİŞ BİR SÖMÜRÜ VAR”

Euro Nepal ile işçilerin Nepal’den temin edilmesine aracılık eden BKS adlı acentenin aynı kişiye ait olduğunun ve Türkiye’deki şirket adresinin bu kişinin çocuk muayenehanesiyle aynı olduğunun aktarıldığını belirten Çiçek, “işçilerin henüz Nepal’deki işe alım aşamasından itibaren aynı kişinin denetimindeki şirketler aracılığıyla iki ülke arasında kurulan bir emek tedarik zincirine dâhil edildiğini” vurguladı.

Nepalli işçilerin “günde 12, hafta sonlarında ise 16 saate varan sürelerle çalıştırıldığını, fazla çalışma ücretlerini alamadığını, pasaportlarına el konulduğunu ve işten ayrılmaları hâlinde borçlandırılmakla tehdit edildiğini” ifade eden Çiçek, işçilerin “fabrika içindeki kalabalık prefabrik yapılarda barındırıldığını, işyerleri ile yaşam alanlarının kesintisiz kamera gözetimi altında tutulduğunu” kaydetti.

Çiçek, bu uygulamaların “Uluslararası Çalışma Örgütünün zorla çalıştırma göstergeleriyle örtüştüğünü ve insan ticareti bakımından incelenmesi gereken ağır hak ihlallerine işaret ettiğini” vurguladı.

“KÖLELİK KOŞULLARI YENİDEN ÜRETİLDİ”

Çiçek, söz konusu uygulamanın “göçmen emeğinin ucuz iş gücü olarak kullanılmasının ötesinde, ülkeler arasında örgütlenmiş bir emek sömürüsü mekanizması” olduğunu vurgulayarak, “patronların ucuz ve örgütsüz iş gücü ihtiyacı için Türkiye’ye getirilen işçilerin çalışma izinleri ve yasal statülerinin işverenle kurdukları ilişkiye bağımlı hâle getirildiğini, barınma ve hareket özgürlüklerinin de işveren denetimine bırakıldığını” ifade etti.

Çiçek, “işçinin emeği ve yaşamı üzerinde kurulan çok yönlü tahakkümün uluslararası ölçekte kölelik koşullarını yeniden ürettiğini” belirtti.

DEM Partili Çiçek’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yönelttiği sorular şöyle:

“2017 yılından bu yana Euro Nepal ile diğer özel istihdam büroları ve aracı şirketler üzerinden Türkiye’ye kaç göçmen işçi getirilmiş ve işyerlerine yerleştirilmiştir? Bu işçilerin yıllara, uyruklarına, aracılık faaliyetini yürüten kurumlara ve çalıştırıldıkları şirketlere göre dağılımı nedir? Özel istihdam büroları ve aracı şirketlerin, işçiyi belirli bir süre aynı işyerinde kalmaya zorlayan, ayrılması hâlinde borçlandırılmasını veya yerine bedelsiz yeni bir işçi sağlanmasını öngören sözleşmeler kullandığı Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu sözleşmeler hakkında bugüne kadar hangi işlemler yapılmıştır? Euro Nepal’in bir çocuk muayenehanesiyle aynı adreste iş ve işçi bulma faaliyeti yürüttüğü Bakanlığınızın bilgisi dâhilinde midir? Şirketin özel istihdam bürosu izin durumu nedir; şirket bugüne kadar kaç kez denetlenmiş ve hakkında hangi işlemler yapılmıştır? Son beş yılda özel istihdam büroları ve aracı şirketler üzerinden getirilen göçmen işçilerin çalıştırıldığı işyerlerinde kaç denetim yapılmıştır? Bu denetimler sonucunda ücret gaspı, yasal çalışma sürelerinin aşılması, pasaporta el koyma, borçlandırma, kötü barınma koşulları veya sendikal hakların engellenmesi nedeniyle kaç işveren ve aracı hakkında hangi yaptırımlar uygulanmıştır? Özel istihdam büroları ile işverene bağlı çalışma izni sistemi, göçmen işçileri patronlara ucuz, örgütsüz ve hak araması engellenmiş iş gücü olarak sunan bir modern kölelik düzenine dönüşmemiş midir? Göçmen işçileri işverene bağımlı kılan bu sisteme son verilmesine yönelik herhangi bir çalışma planlanmakta mıdır?”

yok

Author: Ayşe Yıldız