Yusuf Arslan
8 Haziran 2026
Seray Şahiner – Bayburt’un büyüleyici Çoruh Vadisi’nde yer alan Baksı Müzesi, taşın, toprağın ve kültürel hafızanın iç içe geçtiği bir mekân olmanın ötesinde, sanatın ve kültürün her yerde üretilebileceğini gösteren bir fikir olarak öne çıkıyor. Ressam ve akademisyen Hüsamettin Koçan’ın doğduğu topraklarda kurulan bu müze, Anadolu’nun tarihi birikimi ile güncel sanatı bir araya getirerek her sezon yeni hikâyeler sunuyor.
Baksı Müzesi, 2026 sezonunu Çağdaş sanatın öncülerinden İrfan Önürmen’in “Kapsam Dışı” başlıklı sergisiyle açtı. Önürmen, toplumsal sorunları sanat pratiğinin merkezine yerleştirerek, önceki projelerinde ele aldığı temaları yeni biçimler ve derin anlam katmanlarıyla genişletiyor. Sergi, çağımız insanının toplumsal ve ruhsal durumlarına ışık tutuyor.
Baksı, doğanın kucağında yer alan bir anıt olarak, hem belirlenmiş kültür piyasasının hem de şehir merkezinin dışındaki bir konumda duruyor. Bu bağlamda, İrfan Önürmen’in eserleri de “kapsam dışı” bir bakış açısıyla şekilleniyor. Sergi, iki ana tema etrafında ilerliyor. İlk olarak, sanatçının New York’taki “Everyday Heroes” sergisinden seçilmiş ve yeniden düzenlenmiş eserler sunuluyor. Böylece, New York’ta başlayan bu hikâye, Baksı’da daha da derinleşiyor ve anlamını zenginleştiriyor. Önürmen, serginin ana kahramanlarıyla birey, iktidar ve medya arasındaki ilişkiye odaklanıyor.
Önürmen, “Everyday Heroes” serisinin süreçlerini şöyle anlatıyor: “Sergimde yer alan silüetimsi figürler, medyadan aldığım gölgelerdi. Bu gölgeler, zamanla kaidesinin üstünde duran heykeller gibi görünmeye başladı. Günümüzde herkes kendi çevresinde, hatta yalnızken bile bir kahraman olabiliyor. Bu durumu sorgularken bazı semboller oluşmaya başladı. Özgürlük imgeleri ve savaşla ilgili göndermeler içeren figürler, ruhsal bir imge olarak şekillendi; hepsi kimliksiz ve tanımsız figürler.”
Tül kullanımı, heykellerin geçişkenlik hissi yaratarak güçlü çağrışımlar oluşturmasına katkıda bulunuyor. Eserler, çerçeveler aracılığıyla izleyiciye ulaşırken, bu çerçeveler sınırlardan kaçınarak kendi sınırlarını arıyor.
Baksı Müzesi’nin Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, serginin günümüz insanının sosyal ve içsel dünyasına dair kritik sorular ortaya koyduğuna dikkat çekiyor. Koçan, “Güç ve iktidar ilişkilerinin görünür ya da görünmez etkilerini sorgularken, bireyin kendi varoluşunu nasıl inşa ettiğine de vurgu yapıyor. Baksı’yı yalnızca bir sergi alanı olarak değil, farklı deneyimler, fikirler ve bilgi türlerinin buluştuğu bir platform olarak görüyoruz. Önürmen’in çalışmaları da bu buluşma alanında yer alıyor. Sergi, çağımızın ruhunu anlamaya çalışırken, aynı zamanda bireyin kendi iç sesine kulak verebileceği bir düşünme alanı sunuyor.”
Yazar: Yusuf Arslan