Bedri Baykam’ın Gözünden Picasso: Les Demoiselles d’Avignon Yeniden Hayat Buluyor

Bedri Baykam, modern sanat tarihinin en çarpıcı eserlerinden biri olarak kabul edilen Pablo Picasso’nun “Les Demoiselles d’Avignon” (Avignonlu Kızlar) adlı yapıtını yeniden yorumlayarak sanatseverlerle buluşturdu. 1907 yılına ait bu başyapıt, Baykam’ın “Baykam on Picasso: Les Demoiselles Revisited” adlı sergisinde yeni bir perspektifle ele alındı. Serginin ilk gösterimi Mayıs 2025’te Paris’teki Galerie S/Beaubourg’da gerçekleştirildi, ardından ise Taksim’deki Piramid Sanat’ta ikinci gösterimi yapıldı.

Sanatçı, sergide uzun yıllara dayanan bir düşünsel ilişkiyi izleyicilere sunmanın önemine değindi. Geçtiğimiz hafta sergiyi gezme fırsatı bulduğum Baykam, bu süreçte Picasso ile kurduğu bağı şöyle anlattı: “Les Demoiselles d’Avignon ile olan ilişkim çocukluğuma kadar uzanıyor. Picasso ile tanışmam 8 yaşında oldu ve 12 yaşımda onunla ilgili bir sunum yaptım. Bu eser benim için sadece bir sanat tarihi dönümü değil; modernizmin, temsilin ve Batı merkezli sanat anlatısının dönüşümünün simgesidir. Onunla yıllar içinde pek çok kez karşılaştım, okudum ve tartışmalarını takip ettim. Bu uzun düşünsel ilişkiyi görünür hale getirdim.”

Sergide dikkat çeken diğer bir unsur ise Baykam’ın genç yaşlarda kullandığı bisiklet oldu. Sanatçı, “Ben Picasso’yu o yaştan beri biliyorum ve takip ediyorum. 12 yaşında onun hakkında sunum yapmıştım” diyerek bisikletinin ilginç hikayesini anlattı: “Ailemle 1968’de İstanbul’a taşındıktan 48 yıl sonra bu bisikletim, değerli koleksiyonerim Ahmet Şahin tarafından bana geri verildi. Kendisi, bisikletimi bir müzayedede gördükten sonra Ankara’da bir antikacıda rastlayarak bana hediye etti.”

Serginin bir başka ilgi çekici yerleştirmesi, sırt sırta verilerek açılan tünel oldu. Baykam, bu yerleştirmeyi “Biri Batı’yı, diğeri ise üçüncü dünyayı temsil ediyor. Picasso, bu iki ayrı kutup arasında kendine bir geçit yaratmış ve oradan modernizme ulaşmış” şeklinde açıkladı. Ziyaretçilerinin, dönemin Paris’ine ve 60’lar-70’ler İstanbul’una geri dönmelerini arzuladığını belirten Baykam, “Burada Picasso gibi büyük bir sanatçının Barcelona, Paris ve İstanbul arasındaki yolculuğunu müzik, duyular ve dekorlarla yaşatmak istedim” dedi.

Son üç yıldır bu konu üzerinde derinlemesine düşündüğünü ifade eden Baykam, bu sergi fikrini hayata geçirme sürecini şöyle özetledi: “Bu konuda resimler yapıyordum ancak topluca sergileyemeden koleksiyonlara giriyorlardı. Bu yüzden bu projeye odaklandım ve geçtiğimiz yıl Paris’te iki ay süren bir sergi açtım. Bu yıl ise serginin ikinci ayağını İstanbul’da gerçekleştirdim.” Baykam, İstanbul’da açtığı serginin Paris’tinkinden farklı olduğunu ve hem genişlediğini hem de derinleştiğini vurguladı. Yeni sergi, ziyaretçilerin klasik sergi alışkanlıklarının dışına çıkarak Baykam’ın sanatına dair yeni deneyimler edinmelerini sağlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir